Haber
18 Eylül 2017 - Pazartesi 13:45
 
İLKER AKŞİT'İN KÖŞE YAZISI: DÖRDÜNCÜ SINIFTA, ALTINCI ÖĞRETMEN
İLKER AKŞİT'İN KÖŞE YAZISI: DÖRDÜNCÜ SINIFTA, ALTINCI ÖĞRETMEN
KOCAELİ Haberi
İLKER AKŞİT'İN KÖŞE YAZISI: DÖRDÜNCÜ SINIFTA, ALTINCI ÖĞRETMEN

Okullar dün açıldı.

Herkeste tatlı bir telaş…

Gazetemizin sadece sayfa tasarımcısı değil, adeta her şeyi olan Hilal de dün sabah mesaj atmış.

“Çocukları okula bırakıp geleceğim, biraz gecikeceğim” demiş.

“Tamam” dedim.

Gazeteye gelince de, “günaydın, yeni dönem senin ve minik kardeşimiz için hayırlı olsun” diye laf attım.

“Bu sabah, çocuğumun altıncı öğretmeniyle tanıştım”

Nasıl yani?

Anlat dedim.

Başladı anlatmaya…

Bizim Hilal’in kızı, dördüncü sınıfa gidiyor.
Bildiğiniz ilkokul dördüncü sınıfa.

Dördüncü sınıf ve altıncı öğretmen.
Nasıl olur?

Burası Türkiye, burası Kocaeli.
Burada her şey olur.

Yüzde yüz yaşanmış, gerçek şöyle başlıyor; ilk öğretmeni FETÖ’den görevden alınıyor.  

İkinci öğretmen sözleşmeli olarak gelen 65 yaşında bir hanım teyzemiz…

Birkaç gün geçmiş.

Teyze, bunalmış ve daralmış.

Çocuklara “ben sizinle baş edemiyorum ve ölmek istiyorum” demiş.

Hilal’in öncülüğünde toplanan veliler, müdüre giderek toplantı talep etmiş.

Sonra 65’lik öğretmen de gitmiş.

Gelelim üçüncü öğretmene…

Dersler boş geçmesin diye idareten bir rehber öğretmen gönderilmiş.

Müdür, velileri toplamış.

“Şu anda boşta öğretmen yok. Sizin tanıdığınız öğretmen varsa bulup gönderin” diye bir konuşma yapmış.
Veliler seferberlik ilan etmiş.

Her yerde öğretmen aramaya başlamışlar.
Birinin komşusu aracılığıyla yeni öğretmeni veliler bulmuş.

Hatta öyle ki…
Veliler, yeni öğretmenle Milli Eğitim’e gitmiş.

İşi tamamlamış.
Dördüncü öğretmen işe başlamış.

Çocukları 2 ay boyunca okutmuş.

Sonra okula kadrolu öğretmen gelmiş.

Kadrolu öğretmen başlayınca, dördüncü öğretmen ağlaya ağlaya okuldan ayrılmış.

2 ay maaş aldıktan sonra, yeniden işsizlik denizine yelken açmış.

Ve beşinci öğretmen işe başlamış.

Hilal diyor ki…

Hayallerimizdeki öğretmendi.
Harika bir insandı.

Çocuklar çok sevdi.

Veliler çok sevdi.

Sonra okulların açılmasına sadece bir hafta kala acı haber gelmiş.

“Eş durumundan tayin”

Eşi, “ateşe” olan hanım öğretmenimiz, Ankara’ya gitmiş.

Ve dün okullar açıldı.

Bizim Hilal ve çocuğu…

Altıncı öğretmenleriyle tanıştılar.

Hilal diyor ki; bu öğretmenle sezonu kapatmayı umut ediyoruz

Biz TEOG’u kaldırmayı falan düşünüyoruz ya…

Aslında tablo, çok daha vahim.

Daha büyük sorunlarımız var.

İlkokul dördüncü sınıfa giden bir çocuk…

Altı tane öğretmen görüyorsa.

Söylenecek bir şey yok.

“Nereden tutsan elinde kalıyor” denir ya…

Hakikaten öyle.

Nereden tutsan elinde kalıyor!

 

RÜŞVETİN, HIRSIZLIĞIN ÖNÜ AÇILIR

 

Türkiye, ilginç bir ülke…

Bazı işler hiç yürümüyor.
Bazı işler de çok hızlı yürüyor.
Bir sabah uyandık ve TEOG sınavını kaldırmaya karar verdik.

Hayırlı olsun.

Çok hızlıyız.
Devlet seferberlik ilan etti.

Herhalde bir hafta içinde TEOG kalkar.

Yerine ne gelecek?

Her lise, kendi imtihanını yapacak ve yüce devletimizin yüce büyüklerine göre mesele çözülecek.

İyi de beyler, bayanlar.

Bu ülke, daha düne kadar merkezi sistemdeki sınavları bile yaparken bir sürü rezillikle karşılaşmadı mı?

Sorular çalındı.
Cevaplar havada uçuştu.

Türlü türlü rezillik.
Türlü türlü skandal.
İyi de her lise, kendi sınavını yapınca ne olacak düşünebiliyor musunuz?

Bana göre soru hırsızlıklarının…

Torpilin…

Rüşvetin önü açılacak.

Adamı olan, iyi liseye girecek.

Parayı basan, sınavı geçecek.

Bürokratın, müdürün, işadamının evladı…

İstediği liseye kaydını yaptırabilecek.

Elinizi vicdanınıza koyun.
Böyle olmayacak mı?

 

TÜRK TELEKOM’DAN HABER VAR

 

Gazetenin ofisini Başiskele’ye taşıdığımız günden beri telefonla konuşamıyoruz.

Elektrik kesintilerini artık yazmıyorum bile.

İlçeyi yönetenlerin de umurunda değil.

Hadi, belediye başkanı çok yoğun.

İyi de bu bizim Başiskele’nin hiç mi başkan yardımcısı yok?

Hiç mi yürekli bir bürokratı yok?

Vatandaş telefonla konuşamıyor.

Vatandaşın elektrik kesintisinden imanı gevremiş.

Bunların hesabını soracak bir babayiğit yok mu koca Başiskele’de?

Demek ki yok.

En sonunda ben dayanamadım ve Pazar günü Türk Telekom’a ağır bir yazı yazdım.
Ama hiç merak etmesinler.

Daha ağır şeyleri, her gün ofiste söylüyorum.

Türk Telekom’un baya kulaklarını çınlatıyorum.

Nihayet pazartesi günü, dönüş yaptılar.
Türk Telekom’dan aradılar.

Şikayetinizi aldık.

İnceleme yaptık.

Hakikaten rezalet durumdaymışsınız.

Baz istasyonlarında iyileştirme yapacağız dediler.

Tamam dedim.

1 hafta falan bekleyeceğim.

Söyledikleri gibi olmazsa.

Türk Telekom sim kartını yakacağım haberiniz olsun.

 

 

 

 

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı